DOLAR
8,5559
EURO
10,1285
ALTIN
496,76
BIST
1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ağrı
Gök Gürültülü
29°C
Ağrı
29°C
Gök Gürültülü
Perşembe Gök Gürültülü
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Gök Gürültülü
29°C
Pazar Gök Gürültülü
29°C

MEHMET UŞEN YAZDI

MEHMET UŞEN YAZDI
03.05.2021 22:46
0
A+
A-

 

Mehmet Uşen’in ‘Bir kuşak gençlik yok olma tehdidi altındadır’ adlı köşe yazısını sizler için paylaşıyoruz.

Bir ülkenin en kıymetli varlığı, hiç kuşkusuz ‘’Çocukları ve Gençleri’’dir. Adeta yaz-boz tahtasına dönüştürülen bir eğitim sisteminden sonra, Pandemi süreci ile ‘’Z Kuşağı’’ tehdit altındadır.

 

Düşünme, sorgulama yetisini kaybetmiş bir gençlik yetiştiriyoruz, Bu süreçte ‘’İlk, Orta ve Yüksek Eğitim’’ öğrencilerimizin 2 yıllı adeta çalınmış bir vehamettedir. Bugün yetişen mühendislerimizden ne beklentimiz olabilir. Zira atölye çalışması; Mühendisliklerin olmazsa olmaz ihtiyacıdır. Mühendislerde bir ülkenin üretici bel kemiğidir. Gençlerimizin bu zorlu süreçte, Global Ekonomide Dünya gençliği ile rekabet etme olasılığı adeta yerle yeksan edilmiş durumdadır. Buna baskıcı bir rejimin ve suskunluğa zorlanmış ehliyetsiz akademisyenlerin eklenmesi, problemi çok bilinmeyen denklem haline dönüştürmüştür.

 

Zaten iş bulma umudunu yitirmiş bir gençliğimiz vardı, umudu Avrupa veya Amerika’da arayan bu gençliğin umudunu yeşertmek için ne yapabiliyoruz?Düşünün, artık hayatı gezme, kafe ve kıraathanelerde zaman öldürme düşüncesini taşıyan gözlerinde umutsuzluğun, hayata tutunma korku ve endişeni taşıyan bir gençlikte bir şey bekleme hakkını kendimizde bulabilme cüretimiz olabilir mi? Yok benim şahsen yoktur. Buna isyan eden gençlerimize ‘’Terörist’’ yaftası çok basit ve pervarsızca etiketlenirken, bir kuşağı çaresizliğe terk ediyoruz.

 

Bir siyasetçi, üstelik akademisyen bir siyasetçi okuyan insan bizim için zararlıdır diyorsa ve biz gençliğin problemlerinin çözümünü bu zihniyetten bekliyorsak, vah bu gençliğin haline,

 

Bu gençliğin yarınının fotoğrafını bir hayal edin: Sorgulamayan, hayalleri basitleştirilmiş, düşünemeyen ve yaşama tutunmak için ahlaki değerlerini yok etme pahasına, yalakalık yapan, çaresizce mesai arkadaşını gambazlayan bir fotoğrafın ötesinde ne görebilirsiniz ki?

 

Biz ise; çaresizce Ülkemizin umudu olan bu gençlerimiz için ne yapabiliyoruz? Elbette kocaman bir hiç….

 

Oysa ülkemizin bekası, ülkemizin umudu olan gençlerimiz için hala yapabileceğimiz çok şey vardır. Örneğin; Pandemiyle mücadelede kurallara uyarak başlayabiliriz. Kurallara uyum konusunda pozitif ayırımcılığa son verebiliriz. Her öğrencimize, Bilgisayar veya tablet, ücretsiz internet erişimini sağlayabiliriz, Aile Hekimlikleri modelinde Pedagoglar görevlendirebilir, çocuklarımızın psikolojik olarak derslerine motive olmalarını sağlayabiliriz. Beli ki daha uzun bir süre pandemi iletiyle bir arada yaşayacağız. O halde eğitimi topyekun ücretsizlendirerek hem minik atölyeler kurma olanağını, hemde sosyal platformlarda öğrencilere yönelik aktivasyonları üretebiliriz. Tartışmalı münazara türünde ve ödüllü bilgi yarışmaları düzenleyebiliriz. Öğrencilerin motivasyonu için ödüller mutlak süretle devreye konulmalıdır. Öğrencinin okul disiplini doğal gidişat içinde ortadan kalkarken, Öğrencinin motivasyon için eğlenceli bir uzaktan eğitim olanağını öğrencilere sunmalıyız. Dersler daha çok video görüntü ağırlıklı ve sıkılganlıktan arındırılmış sunum şeklinde yapılmalıdır.

İstisnasız her öğrenciye sırasıyla eşit şekilde sorular yönelterek derse dikkatini sağlayabiliriz. Böyle bir ortamda sorulara cevap verme söz hakkı metodu asla uygulanmamalı, Daha çok sohbet niteliğinde dersler anlatılmalıdır.

Neticede: Kendimiz için bugünümüz için hertürlü kararı verebilme hakkına sahip olabiliriz. Ama çocuklarımızın geleceğini dolayısıyla ülkemizin geleceğini heba etme hakkına sahip değiliz.

Ve selam…..

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.